Başlangıç
Human Labs
Bir rivayete göre bu hikâye hem bir başlangıç hem de bir son. Human Labs; kanser, Alzheimer, Parkinson, ALS vb. hastalıkların tedavileri için kurulmuş bir organizasyondur. Her kuruluşun şeytani bir yanı vardır ve Human Labs hakkında sanılan gerçekler, “şeytani” kelimesinin yanında hiçbir şeydir.
HL (Human Labs), zorlu hastalıkların tedavisi adı altında biyolojik silahlar üretmektedir. Gazi veya eski askerlerin sahalara geri dönmesi, canlı virüs taşıyıcıları ve kiralık askerlerin acı eşiklerinin kaldırılması… Bunlar, yaptıklarının istihbaratta yankı uyandıran projelerinden yalnızca birkaçıdır.
10 Temmuz 2026, güneşli bir gündü. Adı bilinmeyen bir doktor, her zamanki gibi HL’deki mesaisine gidiyordu. Laboratuvarının kapısını açtı ve son geliştirdikleri virüs olan AZ-06 (Aeternum Zelus) üzerinde son deneylerini yapıyordu. Tüm tetkikler tamamlandı; artık virüs deney aşaması için hazırdı.
Test sahası, kiralık askerler üzerinde uygulanacak virüs için hazırlanmıştı. HL için büyük bir gündü çünkü test edilecek AZ-06, şu ana kadar ürettikleri tüm biyolojik silahlar arasında en tehlikeli olanıydı. Test aşamasına gelindiğinde ortamın havasında yolunda gitmeyen bir şeyler olduğu hissediliyordu. Kiralık askerler silahlıydı ve kimse konuşmuyordu. Herkes, HL’nin CEO’su ve kurucusu olan Victor Hale’i bekliyordu. Victor Hale tamamen farklı bir hikâyeydi, ancak onun da bugün için farklı planları vardı.
Kiralık askerler doktorlara gereksiz sorular soruyor, sanki testi kasıtlı olarak oyalıyorlardı. Yaklaşık otuz dakikanın ardından güvenlik görevlileri kiralık askerleri sakinleştirmek için yanlarına vardığında büyük bir arbede koptu. Test aslında bir Truva Atı’ydı ve HL bu atı yutmuştu. Test sahasının içi düzinelerce askerle dolmaya başladı. Çıkan çatışma sırasında deney tüpleri yere düştü ve tüm ortam AZ-06 ile doldu. Kimse bunun farkında değildi çünkü virüsün anında etki edeceği öngörülüyordu.
10 Temmuz 2026 günü, Human Labs’in sonu oldu. Operasyona katılan herkes ve tutuklanan tüm çalışanlar sağlık kontrolünden geçirildi. Virüs bir yalan mıydı? Victor Hale’in attığı başka bir kazık mıydı? Kimse bu dosyayı uzatmadı. Herkes, toplumdan temizlenen bu kurum için mutluydu. Ordu sağlıklıydı ve insanlar artık biyolojik tehditlerin kendi çatıları altında birtakım çalışmalar yürütmediğini düşünüyordu.
Kimsenin şüphe etmediği bir soru ise birkaç ay sonra sorulmaya başlanacaktı.
Her hikâye bu kadar iyi bir sonla mı biterdi?